Yapı Biyolojisi
10 yıldan beri, Dr. Hartmann (Jeobiyoloji araştırma kurumu başkanı) ve diğer bazı doktorlar çevrenin; özellikle yapıların, mekanların, yapı malzemelerinin ve tesisatların yani yapı biyolojisinin insanlar üzerindeki etkilerinin sebeplerini araştırmaktadırlar.
Jeolojik Etkiler
jeolojik etkilere göre tüm yer küresi üzerinde güneş ışınlarının sebep olduğu dalgalardan meydana gelen küresel bir ağ denen bir ağ çizilir. Bu dalgaların düzenli aralıklı oluşu,dr. Hatmann’a göre, yer kürenin içinden gelen ve yer kabuğundaki kristallerin, bir küresel ağ meydana getirmesine sebep olan yersel ışınlar olduğu konusun ortaya çıkarır.
Bu ağın çizgileri 20 cm kalınlıktadır ve manyetik Kuzey kutbundan Güney kutbuna kadar yönlendirilmiştir. Orta Avrupa’da bu ağ Kuzeyden-Güneye 2.50m aks aralıklı Doğudan-Batıya 2.0m aks aralık ve birbirlerine diktir.
Bu çizgilerin deneyimlere göre fizyolojik olarak zararlı oldukları tespit edilmiştir, özellikle kesişme noktalarının üzerinde uzun ve tekrar eden kalışlarda (örneğin yatak).
Dik açılı odalarda, buna tekabül eden, sağlığa zararlı etkileri olmayan mekan ağı vardır.
Bu küresel ağın kesişme noktaları, su damarları, kırılmalar ve yer çarpılmaları gibi jeolojik etkenlere birleştiklerinde sağlığa zararlı olabilirler
Burada küresel ağın içinde 1.80x2.30m lik bir zararsız bölge vardır
Hatrmann’a göre yatakların etkili bölgeden, özellikle kesişme noktalarından kaydırılması çok etkili olur. Palm’a→K. göre 2.0x2.50 m.lik mevcut küresel ağ yarım aks mesafeli ağdır, esas ağ Kuzeyden Güneye 4-5 m, Doğudan Batıya 5-6 m ve tüm yer küresi üzerinde doğrusal olarak devam eder. Her 7 ci çizgide, buna 2. kademe denir, yani 28 nci ve 35 nci, 35 nci ve 42 nci metrelerde etki daha büyük olur, 2 nci kademenin her 7 nci çizgisinde yani 7x35 m veya 7x42 m mesafede, ortala 250-300 m de etki en şiddetli olmaktadır. Bu 3 ncü kademe ekti olarak tanımlanır.
Aynı kaynağa göre Avrupa’da yukarıdaki verilerden Kuzey/Güney ve Doğu/Batı yönünde 15| ye kadar sapmalar görülür. Bu çizgileri Amerikalılar çok hassas filmlerle binlerce metrede havadan tespit etmişlerdir.
Küresel ağın, Kuzeydoğu/Güneybatı ve Kuzeybatı/Güneydoğu köşegenleri ve bunların 7 lik peryotları ¼ şiddetinde etkilidirler.
Küresel ağın, konumu mağnetik ibrenin güvenilirliğine bağlıdır. Modern yapı tarzı magnetik ibreye etki ettiğinden, 1-2| lik sapmalar meydana gelir, bu da hesapların yanlış olmasına yol açar ki burada kenarlar özellikle sağlığa zararlıdır.
Buna rağmen, çok dikkatli bir çalışma, zaman harcama, tüm etkenlerin doğru bir şekilde hesaba katılması ve deneyimle etkili bölgeler elektronik cihazlarlar doğru olarak tespit edilebilir. Burada önemli olan çeşitli alanların veya bölgelerin etkilerinin doğru olarak bilinmesi veya birbirinden ayırt edilebilmesidir.
Işınların zemin hava sınırından yukarı doğru yapının dolu döşemelerinde kırılarak yukarıya doğru yayılmasını hesaplamak gerekmektedir. Bunu “Endrös”→K modelle ispatlamıştır Endrös’ün çizdiği şekilde hesaplar bir yer altı suyu akımını ve bir su damarı üzerinde ölçülen sağlığa zararlı etkenlerin şiddetini göstermektedir.
Sağlığa zararlı bu bölgelerin meydana getirdiği hastalıklar, kalp, mide, böbrek, dolaşım, teneffüs bozuklukları, bezginlik ve kansere kadar varan kronik hastalıklar.
Bir çok kişi için, yatağın yerinin değiştirilmesi kısa sürede etkili olur. Rahatsız edici etkileri yok eden cihazların yararı tartışmaya açıktır. Bazı kişiler kendilerini zararlı etki kaynağı olarak görürler. Altın orana göre yapılmış odalarda zararlı etki olmadığı kabul edilir: Yükseklik 3.0 m. Genişlik 4.0 m. Uzunluk 5.0 m. Yuvarlak evler, altıgen planlar (petek) tercih edilir.
Fizikçiler için 3 cins madde vardır, a) Katı b) Sıvı, c) Gaz. Bunun tipik örneği şudur: 0| nin altında =a = Buz, Normal = b = Su ve 100| nin üstünde = C = Buhar. Diğer maddelerin şekil değiştirmesi için farklı ısıtma veya soğutma dereceleri geçerlidir. Sebep de, maddeyi meydana getiren ve sürekli hareket halinde olan atomlar veya moleküllerdir.
örneğin: Metallerde atomlar bir denge içinde hareket ederler. Isıtma metalin erimesine kadar bu hareketi hızlandırır. Daha fazla ısıtma atomların birbirinden çözülmesiyle metalin gaz durumuna geçmesine sebep olur. Diğer taraftan mutlak sıfır noktasında (K| = 273, 15| C) tüm molekül hareketi durur. Havasız odada olduğu gibi. Yukarıdaki metal örnekleri diğer maddeler için tipik değildir. Örneğin, ısı camın düzensiz yerleşmiş atomlarının durumunu değiştirmez. Her maddenin kendine özgü atom dünyası vardır ve kendini çevreye az veya çok hissettirir. Buhar moleküllerinin kütlesi ısıya bağlıdır ve bunun neticesi olarak da soğuk tarafa doğru hareket ederler. Buna karşılık aynı miktar hava içeri girer. Yapı malzemesinin geçirgenlik direnci her iki geçişi de aynı şekilde engellemeye çalışır. Uzun yıllar Schröder - Speck→ K tarafından yapı malzemeleri üzerinde yapılan araştırmalar bitkisel kökenli malzemelerin, ışınları, mineral kökenli malzemelerden daha fazla emdiği veya kırdığını ortaya koymuştur.
Bir masif döşeme üzerindeki asfalt tabakası önceden geçen ışınları kırar veya saptırır.Yandaki odaya bu ışınlar toplanmış olarak geçerler
Buna karşı mantar curufu ile yapılan deneyler de emme etkisi belirlenmiştir. |25-30 mm kalınlıkta (preslenmemiş bile olsa) her taraftan birbiri üzerine bindirilmiş mantar levhalar da uygundur
Pişmiş kil şifa verici olarak kabul edilmektedir ve 950| C pişirilmiş kil, duvar tuğlası veya çatı kiremiti en iyi hayat kalitesi için tercih edilir.
Duvar örmede kükürtsüz beyaz kireç (Hava kireci) tavsiye edilir. Bu kireç yanmış kireç taşlarının su ile kireç kuyusunda söndürülmesiyle ve dinlendirilmesiyle elde edilir. Kirecin dezenfektan özelliği vardır, ahırlarda badana olarak kullanılır.
Alçı, tabii alçı olarak değerlendirilir ne kadar çok yakılırsa | 200| tabiiliği o kadar azalır. Kumtaşı, tabii kireç kumtaşı olarak kullanılabilir ama tüm duvarı kaplamaması gerekir.
Ahşap, hayati bir yapı malzemesi olarak kabul edilir. Ahşabı koruyucu maddeler, ahşabın damıtılmasından elde edilen, ahşap sirkesi,y ahşap yağı, ahşap katranı, gibi maddeler olmalıdır. Ahşap kokuya çok iyi etki gösterir, iyi kokuları tutar, kötü kokuları ok eder. Onun için hakiki ahşap iç kaplama malzemesi olarak tavsiye edilir. Şu eski kurallara uyulması gerekir: Ağaçlar kışın, ay yükselirken kesilmeli, 1 yıl toprak bir hendekte sulanmalı ve sonra biçilmelidir.
Yalıtım malzemesi olarak, mantar (mantar curuğu, mantar plaklar -bitümlü de olabilir) ve tüm bitkisel elyaflar tavsiye edilir. Plastik maddelerden, mineral yönünden, cam yönünden, gazlı betondan, gözenekli betondan, aluminyum kağıtlardan kaçınılmalıdır.
Cam. Normal cam, pencere camı veya kristal cam olarak nötrdür. Renkli camlar hakkında bazı şüpheler vardır. Mor ötesi ışınların % 70-80’ini geçiren kuarz camı veya biyocam tavsiye edilir.
Metal. “Palm”→K. dış duvarlar ve geniş alanlar için metali, hatta konutlar için bile bakır çatı kaplamasını reddeder. Genelde fazla metal kullanılmaması ikaz edilir.
Bakır. Bakıra genellikle göz yumulur. Demir reddedilir (Radyatörler, 4 m yarı çaplı çevrelerinde bozukluklar yaratırlar). Çinko ve kurşun daha iyidir. Bronz, içinde | % 75 bakır olduğundan tavsiye edilir. Aluminyum kullanılabilir olarak kabul edilir. Asbest çok dikkatli kullanılmalıdır. Boyalarda, zarar verici ışınlardan sakınmak için boyanın terkibi ve imal yöntemi çok dikkatli olarak incelenmelidir. Plastikler, genele olarak reddedilmezler. % 10 plastik kullanılması, mekanı yan etkiler olmadan daha canlı yapar. Beton, özellikle Betonarme reddedilir. Yalnız temel ve bodrumda kullanılmasına izin verilir.
İnsan, çok yüksek ışınlama değeri olan kimyasal alçı ile traşlı çimentoyu, tabii çimento ve tabii alçıdan ayırt etmelidir.
İçinden, su (soğuk veya sıcak pis su ve gaz geçen tüm borular, canlıların organlarına veya bitkilere zarar veren ışınlar yayarlar. Onun için, insan ve hayvanların sürekli içinde yaşadıkları mekanlar borulardan uzak olmalıdır. Örneğin yatak ve oturma odaları. Tesisatı evin merkezi bir yerinde Banyo veya mutfakta toplamalıdır.→S.203 8.
Dahası, aynı şey gerilim altındaki değişken akım kabloları için de geçerlidir. Akım geçmediği zaman elektrik alanları sağlığa zararlı etkiler meydana getirirler ve akım geçtiğinde de Elektromanyetik alanlar daha fazla zararlı olurlar.
Hartmann, genel durumu bozulmuş bir hastayı, yatmadan önce yatağın baş ucundan geçen bir kablonun fişini çekiştirmekle, kısa sürede iyileştirmiştir.
Başka bir durumda, elektrikli soba ile yatağın başucundan geçerek termostata giden kablonun, odanın başka duvarından geçirilmesiyle benzer rahatsızlıklar ortadan kalmıştır
Elektrikli cihazlar, sobalar, çamaşır makinaları, bulaşık makinaları, Boler, Mikrodalga fırınlar vs, eğer yatak odalarının altında veya yanında ise hastalığı sebep olan ışınlar yayarlar.
Yani tessatlarda gerekli yalıtımın yapılmasıyla zararlı ışınlara engel olunabilir.
Mevcut tesisatta, ya kabloların geçtiği yer değiştirilmeli ya da akım çekilmediği zaman devreyi açan Elektrik sayaçları kullanılmalıdır. Sürekli çalışmak durumunda olan derin dondurucular, Buzdolapları ve Brülörler için ayrı hat çekilmelidir.
Daha geniş bir alana zarar veren etkenler Trafo merkezlerinden kaynaklanır. (Schöder-Speck 10-20.000 V bir trafonun zararlı etki alanının kuzeye doğru 30-50 m ve güneye doğru 120-150 m olduğunu ölçmüşlerdir). Konutların yakınından geçen yüksek gerilim hatları ve elektrikli trenlerde aynı şekilde sağlığa zararlıdır.
Akım geçen topraklama hatları da sağlığa zararlı aşınlar yayarlar.
İyon etkisi: İnsan % 65 oksijenden meydana gelir. Açık havada duran bir insan 180 V gerilim altındadır. 1 cm| havada, coğrafik konuma ve yerel verilere bağlı olarak birkaç yüz ile birkaç bin arasında iyon vardır.
Küçük veya orta büyüklükte veya büyük iyonlar vardır. Küçük ve orta büyüklükteki iyonlar biyolojik olarak etkilidirler.
Amerikalıların yaptıkları ölçmelere göre, pozitif ve negatif iyonlar günün akışı içinde yaklaşık olarak birbirlerine eşittirler ve cm| de 300-600 iyon vardır. Ölçülebilir yağış olduğuinda negatif iyonlar cm| de 100 iyon artarlar
Negatif yüklü yer ile pozitif yüklü hava arasında insanların organlarına etki yana çok kuvvetli bir elektriksel alan meydana gelir.
Tschishewkij’in 1920 lerde yaptığı araştırmalar göre negatif iyonlar canlılara olumlu etki ederler ve insan yaşlandıkça elektriksel potansiyeli azalır.
Havadaki negatif iyonlar ne kadar fazla ise insan o kadar yavaş yaşlanır. Son 50 yılda yapılan araştırmaların negatif iyonların, kan basıncı, astım, kan dolaşımı ve Romatizma üzerinde olumlu etkileri olduğunu ispatlamıştır. Kapalı ve tozlu mekanlarda pozitif iyonlar fazladır. Yalnız negatif yüklü hava oksijeni biyolojik olarak değerlidir.
Bölgeye ve hava şartlarına bağlı olarak atmosferde 1 cm| havada 100-10.000 iyon vardır.
Uzaydan gelen ışınlar en etkili ışınlardır. 300 m yerin derinlerine kadar girebilirler ve 1000 m su altında ölçülmeleri mümkündür.
İnsan 24 saatte 100 milyon bu tip ışınlara maruz kalır. Yapı malzemeleri ne kadar sıkı dokulu ise uzaydan gelen ışınların frenlenmesi o kadar fazla olur.
Yer altı kabloları, Gaz ve Su boruları çok kuvvetli rahatsız edici alanlar yaratırlar.
(SU = Ölçü Birimi - Schröder- Speck’e göre). |