Yapı Detayları Ve
Yapı Malzemesinin Fonksiyonu
Yapı detayları ve yapı malzemesi hakkındaki bu bilgiler oldukça yenidir, fakat gerçeği ispatlamak için misallerin sayısı çoktur.
OHDE bu sorular için çok zaman harcadı. Bilhassa eski Fas yapı sanatının kaynağının özellikle, Elhamra Sarayında-Granada, ahşap yapı tekniği olduğunu ispat etti. Eski Fas yapı sanatında iç yüzeylerin ele alınışının kaynağı dokunma tekniklerine uyar. (Yunan mimarisinin bantları ve inci gerdanlıkları). Bunların kalıpla alçı içerisine dökülmesine veya “mavi çini” olarak döşenmesine rağmen, Sevilla’da Alcazar’ın bazı adalarında köşelerin alçı içerisinde birbirlerine düğümlenişi belirgin olarak görülür tıpkı asırlarca evvel çadırların, duvar köşelerinin birbirlerine bağlanış tekniğine benzemektedir. (elhamra sarayı-granada)
Burada çadır tekniğinden çıkan form alçı içerisine aktarılmıştır.
Malzeme teknik ve ihtiyaçlardan doğan formlar, aynı şartlar altında bütün ülkelerde ve çağlarda eğer aynı değillerse bile benzerdirler.
Bunların “sonsuz formları” nı V.Wersin. Örneklerle ispatlamıştır. Burada, doğu Asya ve Avrupa’da üç bin yıl önce kullanılan eşyalarla bugünküler birbirlerine benzerler.
Başka bir malzeme, başka bir teknik ve başka bir kullanma şekli zorunlu olarak başka başka formlar yaratır. Süslemek, bazen, verilen şartlardan doğmuş doğru formları, istila eder g izler ve insanı yanıltır (Barok). Çağın ruhu, yapı formuna karar veren ana unsurdur.
Bugün biz, eski çağların yapılarında, Sanat formunun oluşunu araştırdığımız kadar bunun neticesini araştırmıyoruz. Her yapı biçimi bir kere kendi “Sonsuz form” unu bulur. Bundan sonra bu form geliştirilir, arılaştırılır veya yeniden bir takım temellere oturtulur. Biz bugün hala, betonda, çelikte, camda bize uygun bir ifade elde etmeye çalışıyoruz. Fabrika ve büyük yapılar için, yeni ve inandırıcı çözümler başarıya ulaşmıştır. Burada, çok fazla pencere yüzeyine olan ihtiyaç yapıyı tarifler ve ifade eder.
Bir yapının detaylarının, belirli teknik görevlerine uyum, açık olarak ifadesi, parçaların ve genel görünümünün yeniden şekillenmesine imkan verir. Bunun için de biz mimarlar için yeni teşvikler yatmaktadır. Çağımızın görevinin sadece, yapının tekniği bakımından çözümler getirmesi ve gelecek kuşakların bu yapılardan arı formlar çıkarması inancı yanlıştır. Tüm mimarların görevi, çağın yaşamına uygun yapılar meydana getirebilmek için, bulundukları çağın tüm teknik imkanların sonuna kadar kullanmaktır. . Bu da şunları öngörür: Teknik, organizasyon ve ekonomi açısından, uyum, hakimiyet, çevreye uyum, yapı, mekan ve yapım tekniğinin birbirlerine uyumu, iyi düzenlemiş mekan ilişkileri ve dış yapı.
Sanatkarın dünya görüşü ne kadar berrak, yapıtı olgun, dolu ve sürekli olursa bu her gerçek sanat gibi zamana bağlı kalmaksızın güzel olur.